simbelmyne, bu blogun duygu durumunu belirleyen kisi olup, son zamanlarda yazacak cok fazla vakti vardir, ne de güzel bir durum öyle degil mi? bir de kendisi demin sacini topladi, bu yüzden kizginim kendisine, özellikle de saclarina. ne var yani, sekil almak bu kadar mi zor? allah sekil alabilite dagitirken siz neredeydiniz sayin saclar?drawback, "a perfect gentleman"dir, fakat kendisinde bir kadiköy sevmeme hali vardir son dönemlerde. bir dakika icerisinde sayisiz "lütfenlütfenlütfenlütf.." demek bile kararindan döndüremiyor kendisini, ben bugün bunu gördüm. bir de blogunu kapatti, ümit ederim ki yakin zamanda yaptigi hatadan döner.
|
 |
Tuesday, October 24, 2006
ikinci veda ve bir merhaba..
Yolu açık olurmuş iki kez vedalaşanın, öyleyse bir hoşçakal'ı daha hak eder burası..
Etmeli de..
Bazen, ne kadar yol alırsam alayım fazla uzağa gidemediğimi görüyorum.
Neden?..

Posted at 02:48 am by simbelmyne
have a nice day
Tuesday, June 20, 2006
Yolu açık olur iki kez vedalaşanın..
Bırakıp da gidememeklerin arasında, bırakıp da gidiyorum.
Çok uzağa değil ama, merak etmeyin.
Yeni bir başlangıca gidiyorum.
İki sene geçti bu blogla. Neler değişti, ben biliyorum; yalnız ben..
Öyle ya, bizi, bizden başka kim bilsin..
Kim bilmek istesin..
Görüşmek üzere.
Posted at 12:49 am by simbelmyne
have a nice day
Thursday, May 04, 2006
mumdan kanatlı bir adamın güneşe ulaşması kadar anlamlı bu dünya, biliriz
yüksek sadakat’in bikaç şarkısını indirdim de, heriflerin olayı neymiş anlamak amacıyla :) bir şeyi hatırlatıyor bana, ama neyi? muhtemelen eskişehir günlerimde dinlediğim şarkılardan birini.. eskişehir deyince aklıma tartışmasız pink floyd gelir zaten. önceleri “we don’t need no education”dan öte değildi, son gidişimizde comfortably numb’i beraberce söyledik böyle :) istanbul’a dönerken de “i’ll see you on the dark side of the moon” dedim :P
***
bu herifin sesi eddie vedder’a hiç benzemiyo yav? öyleyse “inanmak, bilmektir” diyor ve eddie vedder olduğuna inanmaya çalışıyorum. o değil de, bu yaz him geliyomuş galiba :) pınar hanımefendi de him’i izlemeye hiç ama hiç gitmek istemediğini söyledi, özenti insanların arasında izlemek istemiyomuş :) ben de “nedir yani, koRn’daki tiplerin hepsi fanatikler miydi?” dedim, tabii ki bu şekilde bir sonuca varamadık :) eğer him gelirse de saçma sapan bi şekilde çığlık atıcam, şarkıları da bağıra bağıra söylicem. manga dışında her şeyde eğlenebilen bi insan evladıyım ben! Yiiiihaaa!
***
o değil de, a tribute to ramones albümü kimde var? aa janzu’da vardı sanki di mi? tamam ben ondan isterim öyleyse. tabi nerde görücem bu saatten sora, o da ayrı bi problem. bu arada arkadaşlar, size yeni girişimimi açıklamaktan mutluluk duyarım: kadıköy çarşısı’nın girişindeki (hani yiyecekler falan satılan mükemmel mekan var ya, işte orayı diyorum) yanyalı fehmi lokantasıyla anlaşma yapmayı düşünüyorum :) ben her öğlen orda yemek yiyim, onlar da bana % 20 indirim yapsınlar. bıktım lan sürekli tost ve çubuk kraker yemekten! mideme adam gibi bişi girsin istiyorum.
***
ben gidiyorum. hadi sağlıcakla canlar.
Posted at 09:37 am by simbelmyne
have a nice day
Tuesday, May 02, 2006
Epeydir uzak kalmışım blogdan, blogdrive’ın tipi bile bir değişik geldi vallahi..
Efendim, bu günlerde kendi çapımızda yaşıyoruz, hep yaptığımız gibi. Kafamızı masaya dayayıp ağlamaya başladığımızda yanımıza çok az insan geliyor, biz onlara gerçek dost diyoruz. Yine canımızı en sevdiklerimiz acıtıyor, yıllardır dinlenen Dirty Magic ilk kez bu kadar koyuyor ve bu vesileyle bazı şeylerin hakkını ilk kez verebildiğimizi de hissediyoruz.
Kendimizin anlayacağı, çok yakınlarımızın pek çok anlam çıkaracağı, tanışlarımızın biraz şaşkınlık, birazcık tahmin yürütmeyle bakacağı şeyler yazıyoruz. Ve ne fark eder, biz buyuz ve bu şekilde sevilmek istiyoruz.
Ve Allah kahretsin, güzel başladığım paragrafın “Gollum”su bir üsluba kaymaya başladığını fark ettim, “Biss bu şekilde ssseevilmek issstiyoruussss kıymetlimisss” gibi mesela.
***
Sprachdiplom’u aldım efendim. Bu sebepten Herr Krösser’i ne kadar özlediğimi de hatırlıyorum, gideceğini duyduğum gün kırk kere “Müssen Sie gehen?” diye sormamı da..
Vielen Dank.
***
Galiba en sevdiğim şarkı Damien Rice’ın Amie’si..
Ama Offspring’in No Hero’sunu da çok seviyorum..
Gönüle engel yok ya, sevebildiğim kadar..
“isteyen yol der, isteyen yolcu…”
Posted at 07:51 pm by simbelmyne
have a nice day
Wednesday, March 22, 2006
Benim söylemek için çırpındığım gecelerde,
Siz yoktunuz.
Özdemir Asaf
Eh, bir şeye inancım kalmasın diye bir olmuş sanki insanlık… Ne kadar yapmadığım, bana da yapılmasından hoşlanmadığım şey varsa beni bulmaya başladı. Ha, isyan etsem neye yarayacak? “Zihniyet değişti mi, siz ondan haber verin” meselesi yani… Madem insanlar benimle olan ilişkilerinde davranışlarının kırıcı olup olmadığını bir kere daha düşünmeyecekler, ben neden kasıyorum?
Kendime bir karton alıcam, önüne de “Adam olun” yazıcam. İnsanlar ne demek istediğimi anlarlarsa ne ala. Yok ben kendimi anlatamamışsam –ki anlatabilmem de küçük bir ihtimal- ne yapalım, “..yüreğimde bir çocuk, cebimde bir revolver..” diye mırıldana mırıldana yolumuza gideriz. Yalnız kovboy ayağına.
Posted at 11:38 pm by simbelmyne
have a nice day
|